banner27

banner28

banner26

03.09.2021, 18:33

Peki ya uçurtmalar?

Sürekli kendini tekrar eden bir devinim, sürekli tempolu bir koşuşturma hali, sürekli yarım kalan işin yarına sarkması sonucu yarına bağlanan bir süreklilik esareti...

Gitmeler, gelmeler, kopmalar, düşmeler...

Yetişme gayretleri hep telaşlı bir kıvranma ve stres hali hep soluk alacağımız bir çeşme başına varma umudu, nereye kadar, ne zamana kadar süreceğinin bilinmediği…

O çeşme başına geldiğimizde ya derman kalmayacak soğuk suyundan içmeye ya da ferman çıkacak suyundan içme diye.

Kendimizi ıskalayışımız insan (değerli) olmaya değil de müdür (başarılı) olmaya yönelik mesailerimiz, öğrenme gayretlerimiz, uyum çabalarımız...

Sınıf atlayamasak da bizi sınıf atlamış gibi gösteren eşyalara yönelişimiz.

Makyajlar, "konsilır" lar, "haylayfır" lar, fondötenler...

İnançlarımızı, değerlerimizi bile isteye terk edişimize zıt bir şekilde onlarla uzlaşma çabalarımız.

İçimizdeki namus, kalbimizin temiz oluşu gibi bir zahmete, nefs terbiyesine, bizi sistemle çatışmaya sokmayacak komformist inanç açıklamaları.

Nitelik  çıtalarını düşürmek suretiyle başarının çitlerini daha kolay aşabildiğimizi fark edişlerimiz.

En azından oyunda level atlamak  için olmasa bile hiç olmazsa  oyundan çıkmamak için gösterdiğimiz hırslı ve alçaltıcı insan üstü çaba, cedel, mücadele, savaş...

Beşer olmak şaşar olmayı getirir ama tüm insanlığın koro halinde şaşkınları oynaması da kapitalizm denen olgunun bir eseri.

Modernlik adı altında, konsept adı altında, sistem adı altında pazarlanan mallar, hizmetler, bedensel tatminler ve bedel olarak alınan hürriyet, onur ve bir sürü değerler. Dışı özgürlük ambalajlı gönüllü esaret.

Gönüllü esaretin zincirini kim kırabilir ki. Kapitalizm bisikletinin hayatiyetini pedallarının dönmesine bağlı olduğu bilgisi bizi o zincirleri kırmaya yahut pedalı çevirmemeye sevk etmiyor korkumuzdan. Kopunca ne olacak doğamıza, bizim için onurlu ve verimli olana dönebilecek miyiz?

O da ayrı bir muamma.

Aslında şikayet ettiğimiz düzene asi olmayışımız da en azından çarklara çomak sokmak yerine çarklarda iyi bir dişli olma konusundaki kariyer gayretlerimiz.

Yerine koyacağımız alternatif bir düzen olmayışını düşünmenizden  belki de. Ceketimi alır giderim resti için bile başka bir yerde o ceketi asabileceğimiz bir vestiyer olması lazım sonuçta.

Kirleniyoruz. Bizi temizleyecek, uyaracak, doğamıza geri döndürecek aydınlarımız dahi kirlenmiş. Bencillik tanrımız olmuş. "Artık herkes kendi çocuğunu sevecek" diye bir aforizma okumuştum. Bencilliğimizin boyutlarını kendi kendimize tapınışımızın ilanını en iyi göreceğimiz pencerelerden biri işte bu söz zannımca.

 Temizlenmemiz lazım. Çamurlarımızdan kir ve pasaklarımızdan arınmamız lazım. Aynı bir bedenin coşkun akan ırmaklarda yıkanıp pak olması gibi kirlenmiş toplumsal belleğimizi, kimliklerimizi, inançlarımızı, değerlerimizi gözden geçirmek, yuğup yıkamak, bir bölükteki akşam içtiması gibi yerlerinde olup olmadığını saymak, saptamak zorundayız. Yanlış yargıları yıkmadan doğruyu inşa edemeyiz.

Yanlış temel üzerine doğru duvar öremeyiz .

Önce temizlenmeli, zemin etüdü yapmalı, aynı bir inşaat faaliyetinde gerçekleştirilen hafriyat çalışmaları gibi zemini uygun temizlik ve düzenliliğe kavuşturmalıyız. Eğitim! Evet en sihirli kelime burada.

Ama yanlışı yıkmak da zor. 

Hurafeleden yanlış hükümlerden, kalıplaşmış ideolojik hurafelerden hatta tanrılaşan bilimin buyruklarından sıyrılmamız her şeyi yerli yerine koymamız lazım.

Kaybettiğimiz insanlığımız terk ettiğimiz doğayla barışık fıtratımıza muhalefet etmeyen inançlarımız yeşermeli tekrar güzdeki başaklar gibi... Başka türlüsü zor gözüküyor.

Zira bu malzemeyle bina olmaz.

Apartman komşusuna asansörde selam vermek yerine önüne bakmayı yeğleyen birinin Afganlara defolun demesi de şaşılası bir durum değil.

İHA’lar, SİHA’lar bir ülkenin güvenliği için yeterli sayıda evet. Peki ya uçurtmalar?

Yorumlar (2)
Selim 9 ay önce
Kalemine emeği ne sağlık
İnan özcan 9 ay önce
Tesekkür ederim
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31