banner27

banner28

banner26

Demet Akbağ: " Minicik, küçücük bir rolle başladım"

Usta oyuncu Demet Akbağ, "İlk kez orada minicik, küçücük bir rolle başladım." dedi.

MAGAZİN 09.04.2022, 14:12 09.04.2022, 20:22
Demet Akbağ: " Minicik, küçücük bir rolle başladım"

Tiyatro sahnesinde 40 yıl önce başlayan yolculuğunu, Yılmaz Erdoğan'ın kaleme aldığı "Aydınlıkevler" oyunuyla taçlandıran usta oyuncu Demet Akbağ, kariyerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Akbağ, yeniden tiyatro sahnesine dönmesinin heyecanını, tiyatroya başlamasına vesile olan babaannesini ve sahnede geçen yıllarını  anlattı.

“GÖZ GÖZE OLMAYI,ÇOK ÖZLEMİŞTİM”

Sahneye dönmek için 15 yıl beklediğini ve bu sürenin nasıl geçtiğini hiç anlamadığını söyleyen Akbağ, "Seyirciyle bir şekilde buluştuk sinema salonlarında, bazı televizyon projelerinde ama tiyatroda göz göze olmayı, onların nefesini duymayı çok özlemiştim." dedi.

Sanatçı Akbağ, uzun zamandır tiyatroya dönme isteği içinde olduğunun altını çizerek, şunları aktardı:

“BEN HEP YENİ BİR OYUN OLSUN İSTEDİM”

"Mesleğe ilk başladığım yıllardan itibaren tiyatro hep hayatımda var. Bir baktım ki epey bir zaman geçmiş. Nasıl geçtiğini anlamadan filmler, seri filmler, televizyon projeleri derken, epey ara vermişim. İki-üç yıl önce konuşmaya başlamıştık. Ben hep yeni bir oyun olsun istedim. Biraz da fazla seçici oldum. Aslında pek çok tiyatro metni okudum. Eski oyunlar, klasikler okuduk. Çok farklı bir şey yapsak, klasik bir oyunla mı sahneye çıksam? Her biri düşünüldü. Hatta uzun uzun düşünüldü. 'Vakit var. İçimize sinen bir şey olsun.' dendi. Ama hep içimde bizden ve tabii ki alıştığım o kalemden bir şey çıksın istedim. Biraz da bunu beklemişim."

“SEYİRCİ BİR TİYATRO SALONUNA GELİRKEN TEDİRGİN OLMASIN”

Necati Akpınar ve Yılmaz Erdoğan ile sık sık bir araya geldiğini vurgulayan Akbağ, "Dedik ki 'Seyirci salonu doldursun. Ara vererek oturmasınlar. Seyirci bir tiyatro salonuna gelirken tedirgin olmasın. Güzel olsun, istediğimiz gibi olsun her şey.' Böyle diyerek iki yıl geçti. Sonunda Yılmaz, 'Oyunumuz hazır.' dedi, bundan 4-5 ay önce. Oyunu ufak dokunuşlarla tekrar toparladı. 6 haftalık bir prova süreci geçirip hemen kadromuzu oluşturduk. Biz zaten Serdar Biliş ile bir oyun yapma hevesiyle yola çıkmıştık." diye konuştu.

"OYUN DEMLENDİKÇE, OYNANDIKÇA TATLILAŞIR, GÜZELLEŞİR"

Demet Akbağ eserde, genç oyuncular Salih Bademci, Caner Alkaya, Sinem Ünsal ve Burak Dakak ile sahneye çıktıklarının altını çizerek, şunları söyledi:

"Hakikaten ben provayı çok seven bir oyuncu değilim ama bu oyunun provaları hiç bitsin istemedim. Çok eğlenceli bir prova süreci geçirdik. Serdar, oyuncuya çok alan tanıyan, onu çok özgür bırakan ve hakikaten yüz defa seyrettiği şeyle, aynı derecede gülen ve eğlenen biri. O yüzden bu da bize büyük enerji verdi ve sonunda seyircimizle buluştuk. Henüz emekliyoruz. Tiyatroda böyledir. Oyun demlendikçe, oynandıkça seyirciyle buluştukça daha da tatlılaşır, güzelleşir. Aslında aynı metin oynanır ama her oyun başka bir macera, başka bir heyecandır tiyatroda. Geri dönüşü yoktur çünkü ve seyirci sizi izlemek için gelip oturmuştur. Televizyon ve sinemadan en büyük farkı bu. Bir kere yaşanan, bir kere olup biten bir şey. O yüzden de heyecanı her zaman daha büyük."

“SALONLAR DOLAR TAŞAR, BİZ DE MUTLU MUTLU OYUNUMUZU OYNARIZ”

Oyuna özel hazırlanan maping gösterisine de değinen Akbağ, "Artık insanlar televizyonda, sinemada, platform ve kanallarda o kadar çok fazla şey izliyor ki. Seyirciyi artık görsel olarak da çekmeniz, her şeyiyle o dünyanın içine sokmanız gerekiyor. Bu oyunun metni de masalsı anlatıma çok uygun. Sahnede hiç boş alan bırakmadan, oyuncuyla, görselle, aksesuarla, dekorla her şeyle seyirciyi devamlı sıcak tutmanız gerekiyor. Bence güzel oldu. Umarım seyirci de sever. Salonlar dolar taşar, biz de mutlu mutlu oyunumuzu oynarız." değerlendirmesinde bulundu.

Başarılı oyuncu, Aydınlıkevler'in hikayesinin 1975'te başladığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin çok karışık olduğu dönemler. Hem siyasi olarak karışık hem yoklukla, ambargoyla mücadele ediyor Türkiye. Ortam epey bir karışık. O yoklukta, Ankara'da küçük bir mahallede sevimli, sıcak mahalle komşularıyla bir kesit anlatıyoruz. O dönemde geçiyor bütün hikaye. Benim kuşağım için bence çok tanıdık. Biraz nostaljik gelecek onlara. O masum yıllar çok güzel. Yokluğun içindeki küçük sevinçler, mutluluklar heyecan verici. Yokluk derken, seyirciyi buruk bir tebessümle güldüren bir mizahı da var oyunun, yazarımızın kaleminden kaynaklanan. O trajikomik üslubun, her zaman çok iyi anlatıldığı metinlerden biri bence. Benim de oynamaktan çok keyif aldığım tarz bu. Sonuçta o yokluğu, sıkıntıyı, Ankara'nın soğuğunu, ayazını hissederken bir yandan da tebessüm edebiliyorsunuz. Bence oyunun sihri ve güzelliği burada."

Sahnede 40 yıl önce başlayan yolculuğunun ilk gününü çok iyi hatırladığını dile getiren sanatçı, "Ekim ayı, bir salı gecesi... Gönül Ülkü Gazanfer Özcan Tiyatrosu, yıl 1982. Amatör olarak ilk sahneye çıktığım gün. Amatör diyorum çünkü hiçbir şey bilmiyordum ve daha konservatuvara girip kazanıp okumak falan hiçbiri yok ortada. İlk kez orada minicik, küçücük bir rolle başladım." diye konuştu.

Akbağ, ilkokuldan itibaren başka hiçbir mesleği düşünmediğine vurgu yaparak, şu bilgileri verdi:

"Benim de babaannem bu oyundaki babaanne gibi benzerlikler taşıyor biraz. Böyle güçlü ve anaç bir karakterdi. Çok fazla sinemaya, tiyatroya götürürdü bizi. Çocukken izlediğim filmlerin, oyunların her biri, evde rüyalarıma girerdi ve 'Ben de o sahnede olmalıyım.' derdim o zamanlar. Sonra hayranı olduğum insanların tiyatrolarında, okullarında öğrenci oldum ve onlarla çalıştım. Büyük bir şans benim için. Yıldız Kenter hocam oldu. Haldun Dormen, Dormen Tiyatrosu benim için bir ekoldür. 2 sezon iki ayrı oyunla orada sahneye çıktım. Devekuşu Kabare, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Hadi Çaman, Yeditepe Oyuncuları, sonra Ortaoyuncular... Bu ustaların hepsinin hayatımda yeri ayrıdır. Müjdat Gezen hem hocam oldu hem birlikte bir müzikal oyunda oynadık. Yani geçmişimde bu büyük ustalarla sahneye çıktığım için çok şanslı addediyorum kendimi."

Tiyatroya sık gittiğini ve mümkün olduğunca oyunları kaçırmamaya çalıştığını dile getiren sanatçı, özellikle gençlerin tiyatro yapmaya çok hevesli olduklarını çok da güzel oyunlar çıkardıklarını aktardı. Akbağ, Türk oyuncuların ve yazarların başarısına da işaret ederek, "Bizim yazarlarımızın ve oyuncularımızın da çok yaratıcı, çok iyi fikirleri olduğunu ve çok da yetenekli olduklarını düşünüyorum." dedi.

Sinemada tercih ettiği filmlere de değinen sanatçı, şöyle konuştu:

"OKUDUĞUM ROL, BENİ ÇOK HEYECANLANDIRMALI"

"Sinema bir yönetmen sanatı. Öncelikle iyi bir senaryo olması gerekir. Hakikaten bir sözü olan, bize herhangi bir cümle kuran ya da iyi bir metin, iyi bir senaryo olması gerekir. O iyi senaryonun nasıl bir prodüksiyonla ve nasıl bir rejiyle çekildiği çok önemli. Ekip de işini çok iyi yapmalı. Okuduğum rol de beni çok heyecanlandırmalı ve daha önce yaptığım projelere benzemeyen farklı bir şey olmalı. Beni cezbedebilmesi için bunu tercih ediyorum."

Demet Akbağ, tiyatro salonlarını doldurdukları için tiyatro izleyicisine teşekkür ederek, "Arkadaşlarımı arayıp 'Oyuna gelmek istiyorum.' dediğimde, 'Yerimiz bu hafta yok.' dediklerinde, inanın çok mutlu oluyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Tiyatroda seyircinin kanlı canlı performans seyretmeyi çok özlediğini düşünüyorum. Bu ilginin buna delalet olduğunu düşünüyorum. O yüzden de mutluyum." ifadelerine yer verdi.

Aydınlıkevler oyunu, 15 Nisan'da Maximum UNIQ Hall'de yeniden tiyatroseverlerle buluşacak.

Kaynak: Anadolu Ajansı
banner33
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31