banner27

banner28

banner26

04.08.2022, 17:00

KPSS sınavının düşündürdükleri: çay kaşığı ile umut, kepçe ile hayat…

Bizim memlekette sınıf atlamanın yolu birkaç yıl öncesine kadar eğitimden geçiyordu.

Birkaç yıl öncesine kadar, memlekette ortalama ailelerin görünümü şöyle idi; baba şehirde ise bir işte çalışır, anne ev hanımıdır; ikisi de köyde ise çiftçidir.

Nadiren, baba memur anne ev hanımıdır; çok nadiren de her ikisi memur olan aileler de vardı.

Sonra o nadiren anne baba ya da her ikisinden biri memur olan ailelerin çocukları da mutlaka iş güç sahibi olmuştur.

Onların çocukları da şimdi yarışa girenler zaten.

Dolayısıyla çoğunluğu çiftçi ya da babanın herhangi bir işte çalışıp annenin ev hanımı olduğu evlerde büyüyen çocukların sınıf atlamasının yolu, iyi bir eğitim almaktan ve o eğitime uygun iş hayatının içinde var olmaktan geçiyordu. Örneğin, çiftçi anne babanın çocuğu okuyup öğretmen oluyor ve artık başka bir sınıfın insanı oluyordu.

O başka sınıfın anlamı da, ortalama Türk ailesinin gözünde, daha iyi yaşam şartları ve toplumda saygın bir yerinin olmasına denk geliyordu.

Bizim cefakâr ve vefakâr Türk ana babaları da, her ne kadar sınıf ayrımlarını teorik açıdan dile getiremeseler de, bu gerçeği bildiklerinden, sırf çocukları kendilerinden daha iyi yaşasın ve hatta kendileri gibi itilip kakılıp hor görülmesin diye dişten tırnaktan artırıp çocuklarını okutuyordu.

Sonra bir şeyler oldu ve işler değişti.

Bahsettiğim ana babalar için en garanti mesleklerden olan öğretmenliğe atanmak bile hayâl oldu.

Eğitim fakültelerinden adı ‘öğretmen’ olarak mezun olmuş öğrencilere, “Biz bir de sizi sınavda test edelim.” dediler.

Elbette, bu bir zorunluluktu. Memleketin ilçesine dahî eğitim fakültesi kurup, binlerce mezun verince, o öğrencileri bir yere yerleştirmek için mecburen elemeye tâbi tutma zorunluluğu idi bunun adı.

Bu elemeler mevzu bahis olduktan sonra, devletin içine sızan bir takım şer odakları da işin içine girince, sınavlardaki usulsüzlükler de baş gösterdi.

Sorular sızdırıldı, sızdırılmakla kalmadı öncesinde verildi.

Bir liyakatsizliktir aldı başını gitti…

Tüm bunlar olurken, sınav da yetmez dendi ve “Fakülteyi bitirmiş olabilirsin, sınavı da başarıyla geçmiş olabilirsin ama bir de mülakatta görelim boyunun ölçüsünü” denmek suretiyle artık çoluğa çocuğa karışmış, mezun olduğu yıldan sonra saçlarına aklar, gözlerinin kenarlarına çizgiler düşmüş bir sürü insan bu kez de mülâkata alındı.

Ama o da ne, sınavdan 90 alan mülâkatta elendi.

Bu sefer mülâkata da güven kalmadı.

Öyle böyle derken, sınıf atlamak hayâl oldu; sosyal medyada sahte sınıflar oluştu.

Marx Abi bu günleri görse, ‘sınıfsız dünya’ için, ‘sınıf’ için ne derdi bilmiyorum ama bir bildiğim şu; sınavı iptal ederek “Biz bu işin güvenliğini sağlayacağız.” denmek istenmiş olsa bile;

  1. Bu kadar insan bundan sonraki sürece nasıl güvenecek?
  2. Güvense de, o kadar ananın babanın ahı nasıl yerden kalkacak?
  3. Sınav sorularını çalınması, sızdırılması, mülakattaki şaibeler gibi bir sürü skandalın üstüne daha bunlar oluyorsa, güvenlik ve güven probleminin önlemini almayanlar neye güveniyorsunuz?

Bence neye güvendiklerini söyleyeyim; kitlece yaşanan Stockholm Sendromu ve bir umuda bağlanmanın verdiği dayanılmaz ağırlığına güveniyorlar.

On yıl atanamayan bir insan neden halâ sınava girer, aileler de buna neden çanak tutar sorusunun yanıtı da burada yatıyor.

Felsefeyi öcü olarak görürsünüz ama Fransız filozof Lyotard bu durumu çok iyi özetlemiş: “İnsana yapılacak en büyük kötülük; onu bir umudun içine hapsetmektir.”

Bu sözün bir başka mealini de; birine bir şey yaptırmak istiyorsanız, çay kaşığı ile umut gösterip kepçe ile hayatını alınız şeklinde okuyabilirsiniz.

Yıllardır bitmeyen okullar ve sınavlarla yapılanlara bir de bu açıdan bakarsanız, bir an önce hayatınızı başka alternatifler üzerine kurmanın yollarına da böylece bakabilirsiniz.

İşte bunlar, hep yanlış yere (yerlere demiyorum çünkü güvenilmesi gereken yer bir ve tek) güvenmekten…

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 1 3
2. Alanyaspor 1 3
3. Trabzonspor 1 3
4. Adana Demirspor 1 3
5. Beşiktaş 1 3
6. Galatasaray 1 3
7. Fenerbahçe 1 1
8. Ümraniye 1 1
9. Gaziantep FK 1 1
10. Sivasspor 1 1
11. Ankaragücü 1 1
12. Konyaspor 1 1
13. Hatayspor 0 0
14. Giresunspor 1 0
15. Antalyaspor 1 0
16. Kayserispor 1 0
17. Karagümrük 1 0
18. İstanbulspor 1 0
19. Kasımpaşa 1 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altay 0 0
3. Altınordu 0 0
4. Bandırmaspor 0 0
5. Bodrumspor 0 0
6. Boluspor 0 0
7. Denizlispor 0 0
8. Erzurumspor 0 0
9. Eyüpspor 0 0
10. Gençlerbirliği 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Keçiörengücü 0 0
13. Manisa Futbol Kulübü 0 0
14. Pendikspor 0 0
15. Rizespor 0 0
16. Sakaryaspor 0 0
17. Samsunspor 0 0
18. Tuzlaspor 0 0
19. Ö.K Yeni Malatya 0 0
Takımlar O P
1. Tottenham 1 3
2. Bournemouth 1 3
3. Arsenal 1 3
4. M.City 1 3
5. Newcastle 1 3
6. Brighton 1 3
7. Leeds United 1 3
8. Chelsea 1 3
9. Brentford 1 1
10. Fulham 1 1
11. Leicester City 1 1
12. Liverpool 1 1
13. M. United 1 0
14. Wolverhampton Wanderers 1 0
15. Everton 1 0
16. Aston Villa 1 0
17. Crystal Palace 1 0
18. Nottingham Forest 1 0
19. West Ham United 1 0
20. Southampton 1 0
Takımlar O P
1. Almeria 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cadiz 0 0
6. Celta Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Girona 0 0
11. Mallorca 0 0
12. Osasuna 0 0
13. Rayo Vallecano 0 0
14. Real Betis 0 0
15. Real Madrid 0 0
16. Real Sociedad 0 0
17. Real Valladolid 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0