banner27

banner28

banner26

17.09.2021, 18:22

Kovid aşısız gebeleri affetmiyor!

Kovid pandemisinin kritik aşamalarından birisi aşılamaların başladığı dönem olmuştur. Aşıya erken ulaşan ülkelerde en önce aşılanan sağlık personelinin ve aşılanan diğer gruplardaki ağır hasta ve ölüm sayılarının azalması, aşının etkinliğini gösteren ilk bulgular olmuş ve ümitleri artırmıştır.

Ancak dünyada her dönem, her bölgede var olan aşı karşıtlarının faaliyetleri, vaka ve ölüm sayılarının tartışmalı ve güven sarsıcı şekilde sunulması gibi etkenler, bazı grupların aşıya karşı temkinli şekilde yaklaşmasına sebep olmuştur. Komplo teorileri ve gerçekdışı söylemler ne yazık ki aşılama oranlarına olumsuz yansımaktadır.

Gebeler özen gösterilen grupların belki de en önemlisidir. Çünkü gebelik, sonucunda sağlıklı doğum ve sağlıklı bebeklere sahip olmak gibi büyük bir sorumluluk ve anlamlı bir beklentiyi içerir.

Gebeliğin sorunsuzca yaşanması, sağlıklı bir ortamda doğumun gerçekleşmesi için gebelerin Doğum Öncesi Bakım (DÖB) dediğimiz takipleri, aile hekimleri ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından özenle yapılmaktadır.

Bizler gebelerini seven, (hayatının başka dönemlerine göre en azından gebeliğinde) kadınlara biraz daha fazla değer veren toplumlardanız. Ve sağlık kontrollerini genellikle aksatmadan, ihmal etmeden hem müstakbel annenin hem de bebeğin sağlığından emin olmak isteriz. Onları doktora götürür, iyi beslenmesine gayret eder, psikolojik olarak destekler, ilaçlarını alıp kullandırır, takipte ne gerekiyorsa yaparız. Ancak bunları yaparken temel belirleyici duygumuz doğumun sağ salim gerçekleşmesine kadar onları her şeyden koruma içgüdüsüyle endişe duyarak kollamaya çalışmamızdır. O kadar ki korkudan onlara aşı bile yaptırmayız. Ama iyi mi yapıyoruz kötü mü? Nelere yol açabileceğimizin farkında mıyız? Düşünelim mi biraz bu konu hakkında?

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de aşıya erişim sağlanır sağlanmaz, risk gruplarının aşıları başlatıldı, belli özel gruplar hızla aşılandı, çocukluk yaş grubuna kadar herkesin aşılanması için seferber olduk ancak halen gebeleri bunun dışında tutacak kadar kaygılıyız. Bize olabilecek yan etkileri göze alarak aşıya evet derken gebeleri dışarda tutuyoruz.

Peki virüs gebelere bulaşmıyor mu? Bulaşıyor.. Gebelik hastalığa yakalanmaktan koruyan özel bir durum mu? Değil.. Gebeler efsunlu mu? Tabi ki değil.. Gebenin etrafındaki herkes aşılı bile olsa aşılanmak virüsün yayılımını engelliyor mu? Hayır.

Aşılı olmak virüsü almaya engel değildir sadece hastalığı daha hafif geçirmemize yardımcı olur. Aşılı olsak da virüs bize bulaşabilir ve biz başkalarına taşıyıp bulaştırabiliriz.

Özellikle de aşılanmamış gebelere… O zaman en çok korumak istediğimiz bu grubun elinden “aşılanma ile korunma hakkı”nı neden, nasıl ve ne hakla alıyoruz?

Hastalığa yakalanan gruplarda şişmanlar için – özellikle şişman kadınların daha riskli olduğunu, hastalığın bu kişilerde- daha ölümcül seyrettiğini biliyor muyuz? Evet, artık biliniyor. Gebeler alışkın oldukları vücut ağırlığından daha fazlasını gebelikte alıp şişmanlamıyor mu? Evet.. Çok nadiren kilosunu koruyabilenler olabilir ama olayın doğası gereği gebe kilo alır mı? Alır... Gebelikte hormonal ve fizyolojik değişiklikler nedeniyle kan yapısı, pıhtılaşma, bağışıklık sisteminde ve akciğer kapasitesinde değişiklikler oluşmuyor mu? Evet oluşuyor. Peki bu saydıklarımız Kovid hastalığı için gebelerde risk oluşturmuyor mu ve aşılanmalarını gerektirmiyor mu?  Kesinlikle gerektiriyor. Peki o zaman, neden aşılatmıyoruz gebelerimizi ? Dilerim cevabınız; “kafasında tek gözlü arkasında kuyruklu çocuklar doğmasın diye aşılatmıyoruz” değildir. Çünkü bilimsel olmayan söylemler sadece bireylere, nihayetinde toplumlara ve geleceğimize zarar verir. İnsanların canına mal olur. Tıpkı aşılatılmayan gebelerimizi Kovid nedeniyle kaybetmemiz gibi. Bunun vebalini böylesine akıl ve bilimden uzak açıklamaları yapanlar alabiliyor mu acaba?

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren göstergelerden biri “Anne Ölüm Hızı”dır. Kadınlarımızın “gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde; gebelik, doğum ve lohusalığa bağlı ve geçirdikleri hastalıkların bu dönemlerde ölüme yol açmalarıyla” ilintili hesaplanan bir rakamdır. Gebelik tespit edilip kayda girdiğinden itibaren, temel sağlık hizmetleri kapsamında bu kadınlarımız birinci basamak sağlık personeli tarafından izleme alınır, kontrol altında tutulur. Gebelik döneminde ilk 3 ay bebeğin gelişimi için hassas kabul edilir ve organ gelişiminin gerçekleştiği bu dönemde gebelerimizi çok daha özenle dış etkenlere karşı (hastalık, ilaç kullanımı, radyasyon vb) korumaya çalışırız. Mecbur kalmadıkça ilaç bile vermeyiz. Her gebelikte doğum gerçekleşmeden önceki belli aylar içinde en az iki doz uyguladığımız tetanoz aşısını bile dördüncü aydan sonraki bir dönemde yaparız ki; ola ki bir yan etki gerçekleşir ve bebeğin kaybı veya annenin rahatsızlanmasına yol açan bir durum olursa, bu aşıdan mıdır yoksa başka nedeni var mıdır diye akıllarda soru işareti kalmasın diye riske etmeyiz. Üç aydan sonra tetanoz, hepatit B gibi aşıların yapılması mümkündür. Tıpkı Kovid salgınında uygulamada olan aşılarla aşılayabileceğimiz gibi.

Peki aşılamazsak ne olur? Anne ölümlerimi artar. Nitekim salgın dönemindeki anne ölümlerimizin sayısı artmış ve özellikle Doğu, Güneydoğu ve kırsal alanda doğum öncesi bakımı yetersiz alan gebelerimiz için risk daha da yükselmiştir.

Aşılatmadığınız gebeleriniz Kovid’den ölüyor biliyor musunuz? Hem de geride başka çocuklar bırakarak. Ölüm sayıları çok arttı ve bu ölümler basit bir istatistik sayısı değil. Ölenler sayıdan ibaret değil. Onları salt rakam olarak değerlendiremeyiz. Çünkü ölenler “anne”… Gencecik yaşlarında yuvalarında boynu bükük çocuklar bırakarak ve gözleri arkada kalarak ölüyorlar. Anneler aşılanmadıklarında ola ki Kovid olurlarsa tedavi olmak için de hastanelere yatmak istemiyor. Çünkü evde başka çocukları oluyor ve evini bırakıp hastanede tedavi olmayı bile kendilerine hak göremiyorlar. Ama aşılanmayan diğer vakalarda olduğu gibi Kovid bedene girdi mi affetmiyor aşısızlığı. Solukları tıkanana kadar evden çıkamıyorlar, verilen ilaçları karnındaki bebeğe zararlı olur korkusuyla almadıkları için de tedavi de edilemiyorlar. Ve bile isteye gelemedikleri hastanelere şiddetli solunum sıkıntısı ve hayati tehlike ile ve iş işten geçtikten sonra bilinçleri kapanınca getiriliyorlar. Bazı vakalarda karınlarındaki bebeği kaybediyor, bazıları ise doğurdukları bebeği bir kez görüp koklayamadan yoğun bakımdan çıkamadan hayata veda ediyorlar.

Peki ya geride kalanlar? Annem hastaneye gitti, geri gelecek diye umutla yol gözleyen, emaneten akrabalara bırakılan, annesine doyamayan evdeki çocuklar veya hayata annesiz on sıfır-yüz sıfır-bin sıfır eksik başlayan yeni doğan minnacık bebekler.

Gözleri açık giden annelerin vebalini kim verecek? Devletin sunduğu her türlü olanağa erişimi mümkün iken sırf kocası, kayınvalidesi veya yakınları istemedi diye, kendisi çok istese bile çeşitli nedenlerle aşı yaptıramayan kadınlarımızın ve annesiz kalan çocuklarımızın hakkını kim ödeyecek? Dağılan, ocağı sönen yuvalar ve her zaman bir tarafları eksik kalacak olan bu yavruların kaderini kimler yazıyor bu durumda? Kimin böyle bir hakkı ve haddi olabilir?

Ez cümle; bugünkü bilgilerimize göre; kadın doğum ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları gebelerin üçüncü ayı tamamlayınca Kovid aşısı yaptırmalarını öneriyor. Aşısız gebeleri bekleyen en  net ve en büyük tehlike “ölüm”. Şakası yok.

Yorumlar (1)
Furkan 3 ay önce
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Böylesi zor süreçlerde doğru bilgiye ulaşmak zor. Sağolun hocam.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 14 21
7. Brighton 14 19
8. Leicester City 14 19
9. Tottenham 12 19
10. M. United 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7