banner27

banner28

banner26

16.05.2022, 18:14

Dönüşüm

“Bir tamamlanmamışlık öyküsüdür insan.”

Tırnak içine aldığıma bakmayın, söz bana ait.

Böyle beylik lâflar etmek güzel oluyor insana dair.

Leylâ Erbil’in Üç Başlı Ejderha’sını okuyorum.

Uzunca bir zamandır işten güçten, sakin bir okumaya fırsat bulamamıştım. Ümit Kartal’ın ‘Ahraz’ı ile kapıya varıp, ‘Üç Başlı Ejderha’ ile kapıyı araladım, sakin okuma için.

Kitabın daha 20’nci sayfasında, bir solcunun eşikte bekleyen halinden rahatsız olduğumu hissettim.

Bundan birkaç yıl önce olsa bu bohemlik hoşuma giderdi, şimdi hem çok uzak hem çok yorucu hem de çok gereksiz göründü gözüme.

Bir zavallılık hali gibi geldi bana.

İnsan, dedim dönüşen bir varlık. Yine bir beylik lâf ettim, sanki bir şey demiş gibi, herkesin bildiği bir gerçek işte. Ama bilmek, anlamaya yetmiyor.

Arkadaşıma anlattım bu bohemliğe nasıl uzaktan baktığıma şaşırdığımı. O da bana kitap okumaya nasıl başladığını...

Çocukken hep takvim yapraklarını okurmuş. İnekleri otlatmaya giderken, yanına aldığı peynir, domates ve daha önceden soğuk kalsın diye toprağa sakladığı soğandan hazırladığı salatanın altına serdiği gazete kâğıdını okumaktan ise daha çok zevk alırmış.

Evde de kitap olarak iki adet ilmihal varmış. Sonra dedesinin kendisine seyyar satıcıdan aldığı, ‘Yemen İllerinde Veysel Karani’yi defalarca okumuş. Sonra da vefat eden bir büyüklerinden kalan kitaplardan ikisi kendisine hediye edilince, bu kez de defalarca onları okumuş. 

Bu kitaplardan birinin adı da, ‘Savcı Bey’. 

Kitabın yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu. Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesi. Filmlere çevrilen Malkoçoğlu gibi çizgi romanların yazarı. 'Savcı Bey'de de, 1. Murat'ın kör ederek öldürdüğü, Yıldırım Beyazıt'ın ağabeyinden söz ediliyor. 

Dönüşüm’den bahsederken, sözün Savcı Bey kitabına gelmesi enteresan oldu; aklıma Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan geldi.

Biliyoruz ki kendisi daha önce CHP’li idi.

İnsan dönüştüğü kadar, kendine bile ters düşen bir varlıktır.” Ve bu hâl normaldir, olağandır. 

Kendi dediğimiz şey felsefî olarak zaten dönüşen bir şey.

Solcuların bohemliğinden rahatsız olmayan ben de kendim idim, artık tam ‘tersi’ne rahatsız olan ben de kendimim; onun gibi bir şey yani..

Dönüşüm dediğimiz elbette tekâmül etmek gibi bir şey de olabilir, bozulmak gibi bir şey de.

İçinde bulunulan durum ya da gören gözler tanımlıyor; dönüşümün tekâmül mü yoksa bozulma mı olduğunu. Her değerlendirme gibi bu da göreceli. 

Ama her halükarda kendi dediğimiz sürekli bir dönüşüm içinde.

Mevzu bahis olan dönüşümün farkında olunup olunmadığı.

Bir şeyi fark etmek için üzerine düşünmek gerekiyor.

Günümüzde düşünme bir fırsat gibi; çünkü düşünme için zamana ya da belki aylaklığa ihtiyaç var, bir de sakinliğe. Hız dünyasında bunlar gerçekten fırsat ya da daha ötesinde lüks gibi görünüyor.

Ben de Leylâ Erbil’i yoğun bir zamanımda okuduğum kitaplar gibi okusaydım, muhtemelen dönüşümümü fark edemeyecektim.

“İnsan, dönüştüğü kadar, bir yandan da tamamlanmaya ihtiyaç duyan bir varlık.”

Hatta tamamlandığında rahata eren bir varlık.

Son derece tamamlanmışlık hiçbir zaman mümkün olmasa da, kendini ispat derdi kalmayan insanların ne kadar rahat tavırlı olduğunu biliyoruz.

Öyle bir tamamlanmışlığın gerisinde de çokça dönüşmek var.

Kendi etrafında döne döne sabit bir yerde duran tahta bir topaç gibi.

Ama işte, topaç kendi etrafında döndüğü için kendi yörüngesini buluyor.

Kendi kendine kaldığı için...

Şu darı dünyada artık kendi kendine kalmak da lüks; o yüzden ergenlikler uzun sürüyor, kendini bulmak ise daha uzun...

Ya işten güçten çok yoğunuz ya da kafamızı kaldıramadığımız sosyal medya mecralarından.

Allah aşkına, bahar gelmiş; incirler patlamış, narlar çiçek açmış, kuşlar ağaç dallarında cilveleşiyor.

Kafamızı kaldırıp sakince izleyebilecek kadar vaktimiz var mı?

Kafamızı kaldırma mesabesinde yakın olan bunca şeyden uzak durup, kafamızı indirmek suretiyle içine gömüldüğümüz sosyal medya aleminden bir ‘sır’ beklemek de insanın başka trajedisi.

“Herkesin içinde olduğu bu dünyada elbette bir sır var.” 

Yazar İbrahim Oruç’a takılıyorum bu ara; sırlar ve sûretlerden bahseden güzel paylaşımlar yapıyor.

Beğeniyorum, belki retweet ediyorum.

Sonra düşünüyorum; benim gibi kaç insan görüyor, beğeniyor, retweet ediyor. Ama okuduğum şey beni dönüştürüyor mu? Hayır.

Çünkü sırrın kapısını açmak için bir durmak lazım.

Durup da dinle(n)mek lazım...

Sözün bir anlamı da sır diye duymuştum; söz söylenince sırrın da perdesi aralanırmış. 

Sosyal medyada o kadar söz var ki, hangi sırrın perdesini aralayacağını şaşırıyor insan bu çoklukta.

İbrahim Oruç’un sırlarına üzülesim geliyor bunu düşününce. Belki de sözü çok eskitmemek gerekiyor.

Sırlar ve sûretler; hikâyeleri oluştururmuş İbni Arabi’ye göre.

Haydi son beylik lâfı da edeyim; “İnsan, sureti de sırrı da sürekli bir dönüşüm içinde olan bir varlıktır.”

Ancak bu hız içinde 'suretlerimiz ile sırlarımız ve onların dönüşümü' üzerine kelâm etmeye bile vakit yok. O nedenle sırra olan özlemimiz de bitmiyor.  

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31